EN SON YAZILAR
Anasayfa / Bilim Teknoloji / Bilim / Uyku ve Rüyalar Hakkında Bilmediğimiz Çarpıcı Gerçekler

Uyku ve Rüyalar Hakkında Bilmediğimiz Çarpıcı Gerçekler

Uyku ve Rüyalar Hakkında Bilmediğimiz Çarpıcı Gerçekler

Uyku ve esnasında gördüğümüz rüya, insan hayatının en gizemli yönlerinden biri. Tarih boyunca, özellikle rüya tabiri konusunda, üzerinde çok durulmuş, tabirler yapılmaya çalışılmış. Şimdilerde ise bilimin gelişmesiyle rüyaların sırlarına erişilmeye çalışılıyor.

rüyalarımız

Uyku ve rüyanın gizemli dünyası

Ömrümüzün üçte birini uykuda geçirdiğimizi düşünürsek aslında uykunun ve gördüğümüz rüyaların önemi bir o kadar daha artmaktadır. Önce neden uyuduğumuza bir bakalım, sonra detaylara ineriz.

Neden Uyuyoruz?

Öncelikle uykunun çok büyük bir nimet olduğunu belirtmemiz lazım. Uyumayan insanların çok ciddi problem ve huzursuzluklar yaşadığı biliniyor. Uyku, beyin için çok gerekli bir eylem. Biz, vücudumuz dinlensin diye uyumayız. Çünkü uzandığımız zaman vücudumuz dinleniyor zaten fakat beyin hala aktif. Uyku sırasında beynimiz, gün içinde gördüğü-duyduğu-öğrendiği şeyler hakkında adeta bir temizlik yapmaktadır.

Neden uyuyoruz?

Neden uyuyoruz?

Örneğin bugün sokakta 50 kişiyle karşılaştınız, beyniniz bu yüzleri hafızasına kaydediyor ve uyku sırasında size soruyor “bunlar gerekli mi, hafızamda tutayım mı, yoksa sileyim mi?” Aynen bilgisayarın çalışma mantığı gibi. Bilgisayarda bir ROM hafıza (harddisk diyebileceğimiz kalıcı hafıza) ve bir de RAM hafıza var. RAM hafıza, bilgisayar çalışırken dosyaları,programları aklında tutar ama bilgisayarı kapattığımızda silinir gider. Oysa ROM silinmez.

Beynin çalışma mantığını da biraz buna benzetebiliriz. Sokak dışında, toplantıda gördüğünüz yeni bir kişinin yüzünü beyin uyku sırasında kalıcı hafızaya atabiliyor, ilerde lazım olabilir diye. Diğer bir ifadeyle şöyle diyebiliriz: Beynimiz uyku sırasında, gün içinde edindiği verileri gözden geçiriyor ve bizim onlara bağladığımız duygusal etiket ve mantıki önem sırasına göre de eliyor. Bu temizliği de en çok REM evresinde yapıyor.

Uykudaki REM Safhası

Her gece uykumuzda, yaklaşık her 90 dakikada bir REM (Rapid Eye Movement-Hızlı Göz Hareketi) denilen bir evre yaşıyoruz. Uyku süresini REM ve N-REM (REM Dışı) şeklinde ikiye ayırabiliriz. Bizi ilgilendiren REM kısmı. Ortalama 20 dakika süren bu evrede beynimiz uyanık haldeki gibi aktif ve bu evrede rüyalar görüyoruz. 

REM Evreleri

REM Evreleri

REM esnasında gözlerimiz hızlı hareketler sergiler. Bu anda uyandırılan kimseler, genellikle rüya gördüklerini söyler. Rüya anında uyandırılan kişiler de gün içinde yorgun,argın ve bitkindir. REM uykusu tamamlandığında uyanan insanların daha dinç hissettikleri bilinmektedir. Bunun nedeni ise (ki, çok ilginç) beyinin REM evresinde, hareket fonksiyonlarını engelleyerek kısmi bir felç hali geçirmesidir. Çocuklukta REM uykusunun süresi daha fazladır.

REM Evresi Beyin Aktivitesi

REM Evresi Beyin Aktivitesi

REM halindeki bir insan, televizyon seyrederken harcadığı enerjiden daha fazlasını harcamaktadır. İyi bir uyku, REM bilinçaltı birikimini boşaltmada yardımcıdır. 

Nasıl Rüya Görüyoruz?

Uykuda beynimizin oldukça aktif olduğunu ve özellikle REM devresinde bazı temizlikler yaptığından bahsettik. Peki bu nedenle mi rüya görüyoruz? Beynimizin bir özelliği var: içinden herhangi bir veri geçerken, bir şey üzerinde çalışırken ona anlam vermeye çalışıyor. Çünkü beyini bir makine olarak düşünürsek onun asıl işi dünyaya anlam vermeye çalışmak. Bütün duyularımıza bir anlam verip onu kişisel tecrübeye dönüştürüyoruz. Uykuda mantık merkezimiz kapalı olduğu için beynimiz verileri gözden geçirirken adeta bir senaryo yazmaya başlıyor. O yüzden çok acayip senaryolar çıkıyor rüyalarımızda. Çünkü birbirinden alakasız verilerden bir anlam çıkarmaya çalışıyoruz. İşte bu temizlik esnasında meydana çıkan görüntülere” rüya” diyor bugünkü bilim.

Rüyalar

Rüyalar

Rüyalarla İlgili Çarpıcı Gerçekler

  • Rüyalarımızın %90’ını unutuyoruz.

Uyandıktan sonraki 5 dakika içinde gece gördüğümüz rüyaların %50’sini unutuyoruz. 10 dakika içindeyse %90’ını!

  • Herkes rüya görüyor.

Ağır psikolojik rahatsızlığı olanlar dışında herkes rüya görüyor. Çok çabuk unutulduğu için görmedik diyebiliyoruz.

  • Hayvanlar da rüya görür.

Bir çok bilimsel araştırma, hayvanların uyku esnasındaki beyin aktiviteleri ile insanlarınki neredeyse aynı.

Rüyamıza gerçek hayattan kesitler katılabilir

Rüya görürken odada çalınan bir keman sesi, rüyanıza girebiliriz ve rüyada kendinizi bir konserde keman dinlerken bulabilirsiniz.

  • Gelecekten haber veren rüyalar

İnsanların %38’i rüyalarının en az bir kere çıktığını ifade ediyor. Bu konuda hiç bir bilimsel veri olmasa da rüyaların gelecekten haber verdiğine inananların oranı %68.

Rüyanın Metafizik Yanı

Buraya kadar yazdıklarım uyku ve rüyanın bilimsel açıdan irdelenmesi diyebiliriz. Oysa rüyaların bir de metafizik/manevi yönleri vardır. Tarih boyunca krallar,padişahlar rüyaları tabir ettirmek için yanında bu işin uzmanlarını bulundurur, hatta bazen savaşlara bile gördükleri rüya sonucu karar verirmiş. Tabii burada ayrıntılı rüya tabirlerine girmeyeceğim fakat dinimizde durum nasıl, biraz ona değineceğim.

Rüya tabirleri

Rüyanın manevi yönü

Kur’an’da Hz. Yusuf ve Hz. İbrahim’in gördüğü rüyalardan bahsedilir. Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etmesiyle ilgili rüya . Özellikle Hz. Yusuf’a verilen rüya tabiri yapabilme özelliği, O’nun kuyuda gördüğü rüyayı yorumlamasına(rüyasında on bir yıldızla, Ay’ın kendisine secde ettiğini görmüştür (Yusuf, 12/40)  ve hapisten kurtulmasına (Mısır hükümdarının ve hapishanedeki iki kişinin gördükleri rüyaları tabir etmiştir (Yusuf, 12/36, 43) vesile olmuştur. İslam’da rüya konusu oldukça önemli olup Hz. Peygamberimiz(s) bu konuya özel önem vermiştir ve bu konuda sözleri mevcuttur.

Allah, bazı insanların kalplerine uyanıkken bazı ilhamlar verdiği gibi rüyada da semboller vasıtasıyla veya doğrudan ilhamlar verebilir. İnsanın kalbi tasavvufta aynaya benzetilir. Aynaya akseden bu görüntüler/ilhamlar, aslında bizim kalbimizin ne kadar temiz olduğuna/ aynamızın ne kadar temiz olduğuna bağlı olarak gerçekleri yansıtır. O yüzden temiz kalpli dediğimiz insanların gördüğü rüyalar gerçeğe yakın sonuçlar doğurur. Allah, insanın kalp aynasına bazı semboller gösterir, aynanın temiz olmasıyla aksettireceği görüntü o oranda gerçekle örtüşür.

Rüya, dinimizde önemli dedik fakat rüya ile iş görülmez, delil yerine geçmez, bunu unutmamak lazım.

Rüya ile ilgili Peygamber Efendimiz(s) şöyle buyurmuştur: “Salih kişi tarafından görülen rüya, peygamberliğin kırk altı parçasından bir parçadır”. Bir başka hadiste de şöyle der: “Müminin rüyası, peygamberliğin kırk altı parçasından bir parçadır; Peygamberlik gitti ve mübeşşirat kaldı”. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Peygamberimiz(s)’e 40 yaşında peygamberlik görevi gelmiştir ve toplam 23 yıl sürmüştür. Risaletinin ilk 6 ayında vahiy, rüyalar halinde geldiği için salih kişi tarafından görülen rüya, peygamberliğin 46’da biri olarak bildirilmiştir.

Rüya Tabiri Konusu

Görüldüğü üzere rüya konusu çok önemli. Freud’un açıklamalarına burada girmeyeceğim ama bizim kültürümüzde rüyalar 3’e ayrılır: Günlük işlerin görüldüğü rüyalar ki, çoğunluğu oluşturur. Şeytani rüyalar ve Rahmani rüyalar. Şeytani diyebileceğimiz kötü rüya görünce kimseye anlatmamalıdır. Rahmani diyebileceğimiz güzel rüya görünce de, sadece sevdiklerimize anlatmamız gerekiyor. Aksi halde rüya tersine çıkabilir. Rüya tabir etmek Allah vergisidir. Herkes rüya tabir edemez. Akıl ve mantık bu iş için yeterli değildir. Rüya merhametli ve öğüt verebilecek durumda olanlara anlatılmalı, güzelce yorumlayamayacak kişilere söylenmemelidir. Hz. Peygamber (s) bir hadislerinde “Rüya gören onu hiç kimseye söylemediği sürece o, bir kuşun ayağına bağlıdır (zuhur etmez); söylerse zuhur eder. Böyle olunca rüyanızı yalnız akıllı, sizi seven veya size öğüt verecek durumda olan kimselere söyleyin” buyurmuştur. Bir de şu ifade oldukça ilginçtir:

İmam Malik’e “Herkes rüya tabir eder mi?” diye sorulmuş “Nübüvvetle oynanır mı?” demiştir. Yine İmam Malik: “Rüyayı iyi tabir edenler yorumlasınlar. Eğer iyi görürse söylesin; iyi görmezse iyi söylesin veya sussun” demiştir.

Son söz niyetine, gördüğümüz rüyaları her önümüze gelene anlatmamalı, hele tabiri konusunda oldukça dikkatli olmalıyız. Piyasada tuğla kalınlığında rüya tabirleri kitapları vardır, belki fikir edinmek için bunlara bakılabilir ama asla gerçek tabiri budur denilemez.



2 yorum

  1. Muhammed Acet

    Merhaba, youtube kanalım için bu metni seslendirebilir miyim? Kaynak belirterek.

Yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.