• Kişisel

    İçimden Dökülenler

    İçimden Dökülenler…(2010 tarihli bir yazı) Canım sıkkın. Bazı sebepleri var fakat herşeyi burda yazamıyorum. Eskiden, blog başlamadan, içimdekileri kağıtlarla paylaşırdım ve sonra yakar-yırtardım, o zaman daha iyiymiş. Aslında düşününce ve etrafa bakınca sağlıklı olmak her şeyden daha önemli ama insanın beklentilerinin yerlere serilmesi üzüntü vermiyor değil. Bu Ramazan da hiç iyi geçmedi benim için. Bir önceki yazıda da belirttiğim gibi hipoglisemi peşimi bırakmıyor. İlk beş gün oruç tutabildim, o da yerlere serilerek. Daha sonra dayanamadım ve tutmadım. Ara öğünlerle desteklememe rağmen yine de çok kötü yapıyor beni. Bayramdan sonra yine bir doktor ve sonrası düzenli bir diyet tarzı yemek şekline başlayacağım. İnsan oruç tutmayınca Ramazan’ın maneviyatını ve ruhunu anlayamıyor. Oruç,…

  • Kişisel,  Tasavvuf

    Ramazan ve Mevlana

    Çok şükür yine bir Ramazan’dayız. Nefsimizin aşırılıkları ve şımarıklıkları biraz azalır inşallah. İki haftadır memleketteyim, bu hafta sonu dönüyorum. Gezdik dolaştık, bir iki kitap okuduk, şimdi de oruç ayındayız. Oruç deyince Mevlana’nın sözleri çok farklı oluyor, daha önceki bir yazımızda bu sözlerden bahsetmiştik, şimdi de Divan-ı Kebir‘inden birkaç söz alalım bu satırlara: -Ramazan geldi; aşk ve iman padişahının sancağı erişti! Artık maddî yiyeceklerden elini çek! Çünkü, göklerden manevî rızık geldi ve can sofrası kuruldu! -Can, bedenin hantallığından kurtuldu; tabiatımızın isteklerinin eli bağlandı! Aşk ve iman ordusu geldi, sapıklık ve imansızlık ordusunu kırdı geçirdi! -Bir bakıma oruç, bizim kurtuluşumuzun kurbanı sayılır; bizim canımız, onun yüzünden dirilik elde edecektir! Mademki gönül evine…

  • Kişisel

    Ramazan Geldi Gidiyor..

    Ramazan Geldi Gidiyor.. Ramazan tüm güzelliğiyle hayatımıza girdi yine, geldi de geçiyor zaten. Ankara’nın sıcakları, o aklımda yer eden, kış aylarında tutulan oruçları,soğuk havada sıcak pideye sarılışımızı, günleri ve nihayet bayramları yağmurlu geçen Trabzon Ramazanlarını.. aratmıyor değil. Lakin her gelen gün, beraberinde yenilik ve güzellikleri de getiriyor. Yaz aylarında oruç tutmadığım için biraz değişik geliyor galiba… Geçen gün İstanbulda idik. İki gün kaldık. Geçen seneki Ramazan yazısında da bahsetmişim (ve yine İstanbul’a gitmişim): orda oruçlu olduğumu anlayamıyorum nedense. Bu sene de öyle oldu, biz bir avuç oruç tutan azınlık gibiydik. Son günlerin moda deyimiyle bu sefer “mahalle baskısı” bizim üzerimizdeydi sanki 🙂 şaka tabii, kimsenin kimseye birşey dediği veya ima…