• Misafir Yazarlar

    Doğum Günü Manifestosu

    Doğum Günü Manifestosu Bizde doğum günü alışkanlığı babadan gelir. Hem güneşe göre 9 Haziran’da, hem de aya göre 26 Ramazan’da itinayla yılda iki defa pastamızı keser, mumlarımızı üfleriz. Çok sever(di) babamız doğumgünü kutlamayı. Yıllarca babamın içindeki iyi kalpli şımarık küçük çocuktan bir parça alabildiysem ne mutlu bana der, daha çok annemin psikopat hiperaktif sniperliğini aldığımı düşünerek sevinirdim :)) Ama şimdi yaşadığı hayata ve aramızdan 65’inde ani ve -kısmen- genç ayrılışına bakınca asıl O’ndaki sakin ama sevgi ve neşe dolu yaşama sevincini ufaktan kopyalamak lazım diye düşünmeye başladım içten içe… Hiç kimseler giymezken daha yıllar önce pembe gömleğiyle kasaba düğününe gidendi babam. Kış günü yolda bulduğu soğuktan üşümüş minik serçeyi gömleğinin…

  • Misafir Yazarlar

    Atatürk ve İki Çocuğun Yaşanmış Hikayesi

    Sene 1934 Milli Eğitim Bakanı Zeynel Abidin Özmen’in kapısı çalınır. Giriniz dendikten sonra içeriye Atatürk’ün yaveri ve beraberinde iki çocuk makama girer. Yaverin elinde bir mektup, bakana uzatır. Mektup Atatürk’ten… İçeriği kısaca yaverin yanındaki iki çocuğun bakanın uygun göreceği bir lisede parasız yatılı olarak kayıt edilmeleri. Atatürk’ün bu emri üzerine bakan Abidin Özmen, orta öğretim genel müdürünü çağırtır ve gerekli yönergeleri verir: “Bu iki çocuğun evraklarını alın, çocukları Haydarpaşa Lisesi’ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırın ve her ikisi için üçer yıllık paralı yatılı makbuzu hazırlayıp ödeyen kısmına Atatürk yazın. Emirleri yerine getirilen bakan kısa bir mektup yazar ve yaverle birlikte Atatürk’e yollar. Mektubun içeriği şöyledir: “Muhterem Atatürk, yaveriniz ile göndermiş…

  • Faydalı Bilgiler,  Misafir Yazarlar

    Bilinçaltının Bilinmezlikleri

    Bilinçaltının Bilinmezlikleri Bilinçaltı, bilinç nedir? Ne kadar bilgimiz var, neler biliyoruz bilinç ve bilinçaltı ile ilgili, hiç düşündünüz mü? Daha çok bilgimiz olsa hayatımız ne kadar değişirdi? Bizi yöneten hangisidir? Zihnimizdeki bölümlerden biri olan bilinç ile başlayalım. Bilinç, kavrayan, yargılayan ve mantık yürüten kısımdır. Bilinçli zihin eleştireldir. Problem çözerken daha çok sorgular. Bu da bazen kararsızlığa ve harekete geçmekte zorluklara sebep olabilir. Bilincimizi kullanarak yaşantımızda seçimler yaparız ama bilinçli zihnimizle yaptığımız bu kararlar, doğduğumuzdan bu yana ailemiz, arkadaşlarımız, çevremizden bize geçen düşüncelerdir. Aslında bilinçaltı tarafından kaydedilen yargılarla seçimlerimizi yaparız. Bilinçli kısım zihnimizin %10’luk kısmını oluşturur. İşte asıl mesele burada başlar, doğduğumuzdan beri yetiştiğimiz ve büyüdüğümüz çevreden geçen düşünce ve yargılar…

  • Misafir Yazarlar

    Blog Yazmak İnsana Ne Kazandırır?

    Blog Yazmak İnsana Ne Kazandırır? Blog yazma süre zarfımda bu işlemin bana neler kazandırdığını gördüm ve tecrübe ettim. Bu yazımda size blog yazmanın faydalarını ve bizlere neler kattığını anlatacağım. Burada yazanların hepsi benim yaşamış ve tecrübe ettiğim faydalardır. 2 Aylık blog yazma serüvenimde hayatım düzene girdi diyebilirim. Blog yazmanın yararlarını sizinle bir liste şeklinde paylaşmak istiyorum. Benim için en önemli olanı disiplindir. Düzen ve Disiplin: Hayatını benim gibi düzene sokmakta sıkıntı çeken herkese tavsiyem blog yazmalarıdır. Yazdığınız yazıların bir okuyanının olması sizi onlara karşı sorumluluk sahibi olarak gösteriyor ve sizi sürekli yeni yazı yazmaya itiyor. Bunun sonucunda siz de günlük yazı yazmaya çalışıyorsunuz ve bir düzene giriyorsunuz. Bilgisayarın başına oturduğunuz saat,…

  • Kısa Öyküler,  Misafir Yazarlar

    Google Earth

    Kısa Hikaye – Google Earth Gamze’yle evde boş insanlık uyguluyoduk. Google Earth’e sardık. Evimizi yurdumuzu bulup mal mal şenleniyoruz. Bu kendi dükkanını buldu, tabela daha eskiymiş o zamanlar ahı ahı yaptı filan… Duygusallık oluştu. O gazla bizim yeni evin koordinatlarını girdi. Ev şuan sıfır olduğu için inşaatlık halini görürüz, acayiplik olur dedik. Sonuçta Google eski görüntüleri veriyo, günlük diil. Bu mausla sokağa girdi; yaklaşıyo yaklaşıyo yuvamıza… Bir heyecan pıtırtısı oldu bizde. Mausla yürüdükçe yüzler gülüyo. Apartmana bi geldik, bizim bina ayakta! Has. Dümdüz apartman! Şimdiki hali. Hani sıfırdı lan bu apt, hep varmış ya. “Ev sahibi bizi mi yedi” olduk. Alllaaaaaaah diye cinnete kalkıcaktım ki, Gamze biraz daha girdi zumlamayla.…

  • Kısa Öyküler,  Misafir Yazarlar

    Geçici Sorumluluğun Ölçüsüz Mutluluğu

    Kısa Öykü – Geçici Sorumluluğun Ölçüsüz Mutluluğu (Bu öykü, misafir yazar olarak Murad Ertaylan tarafından yazılmıştır. Kendisine teşekkür ederim. Web sitesine ulaşmak isterseniz bu adrese bakabilirsiniz). Parkta yürüyorum, daha doğrusu köpek gezdiriyorum. Yan komşumuza ait bir kucak köpeği; Pakize teyze bacağını kırdı ve kocası da gececi, yani gündüzleri uyuyor. İşin bahanesi bu, söz konusu safkan bir Alman Kurdu olsaydı zaman bulunurdu. Adım gibi biliyorum ki, Adem abi bu küçücük hayvana tasma takıp, adımlarını onun kısa bacaklarına uydurarak dolaşmayı pek havalı bulmuyor. Biyolojik olarak Luluş bir Minyatür Kaniş, ama zavallıcık kıyafeti tamamlayan bir aksesuar vazifesi görüyor. Bu durum Luluş’un kabahati değil; ona sorsanız ne misafirliğe gidip dedikodu dinlemeyi, ne alışveriş merkezinde dükkan dükkan…

  • Faydalı Bilgiler,  Misafir Yazarlar

    Hastalıkların Psikolojik Sebeplerine Farklı Bir Bakış

    Hastalıkların Psikolojik Sebeplerine Farklı Bir Bakış Açısı Bir çok hastalığımızın ortaya çıkmasına sebep olarak stresi gösterebiliriz. Etkisi ilk başta görünmese de zaman içinde hastalıkları tetikleyerek kalıcı hasarlar bırakabiliyor. Aşağıdaki yazı, hastalıkların sebep ve çözümlerine bu anlamda farklı bir bakış açısıyla yaklaşan misafir yazara ait. Kendisine yazı için teşekkür ederim. “Bir gün bütün hastanelerin ve yardımcı sağlık kuruluşlarının müşterisizlikten kapısına kilit vurulduğunu görsek, acaba bunun bir rüya olduğunu mu zannederdik? Yahut hastalıklarımızı kendi kendimize tedavi etsek ve bu da kesin mümkünse? Geçtiğimiz yirmi yıl içinde tıbbi müdahaleler ve yardımlar çok modern, çabuk ve ulaşılır oldu. Ancak az bilinen ve nadir görülen hastalıklar da yaygınlaşmaya başladı. Şeker, tansiyon, migren artık sıradan hastalıklar.…

  • Faydalı Bilgiler,  Misafir Yazarlar

    Blog Yazarlığının Maddiyatı ve Maneviyatı Üzerine

    Bu yazı, Srgz Blog’un sahibi Vural Egemen Sarıgöz tarafından yazılmıştır. Blogumdaki ilk misafir yazar olarak kendisine teşekkür ederim. Blog Yazarı olmak için uğraşan, didinen insanları düşünün. Eğer bir bloğunuz var ve belirli periyodlarda bloğunuza içerik giriyorsanız Blog Yazarı olmuşsunuz demektir. Blog Yazarı olmayı becerememiş, açtığı blogları kısa zamanda internet çöplüğüne göndermiş blog yazarı müteşebbisleri ile karşılaştık ve karşılaşmaya devam ediyoruz. Blog Yazarlığının birinci kuralı sabırdır. Sabrederek yazmaya devam eden her blog yazarı mutlaka bir gün başarıya ulaşacaktır. Blog Yazarlığının iki tür kazancı olur; 1.      Maddiyat 2.      Maneviyat Bu iki kazancın hangisi blog yazarı için kıymetlidir diye düşünürsek elbetteki her ikisi diye cevaplayabiliriz. İnsanlar sevdiği bir işi yaparken para kazanmanın verdiği…