EN SON YAZILAR
Anasayfa / Düşüncelerim / Tasavvuf / Şeb-i Arus Törenleri ve Mevlana

Şeb-i Arus Törenleri ve Mevlana

Şeb-i Arus Törenleri ve Mevlana

Şeb-i Arus, Farsça “Düğün Gecesi” anlamına gelmektedir ve 17 Aralık 1273 Pazar günü bu fena aleminden beka alemine göç eden Hz. Mevlana’nın vefat ettiği günün hatırası olarak kullanılan bir tabirdir.

mevlanahz

Şeb-i Arus Törenleri ve Mevlana

Mevlana Hazretleri, ölümü “Sevgiliye kavuşma” olarak düşündüğü için ölüm gecesini bir vuslat gecesi olarak düşünmektedir. Kim sevgilisine kavuşmak istemez ki? Modern insanın en büyük korkularından biridir ölüm korkusu. İnsanı sadece maddeden ibaret addeden modernizm bize hazzı empoze ettiği için ölümle elimizdeki bu hazlardan eser kalmayacak düşüncesi içindeyiz. Oysa insanın madde ile mananın bütünü olduğunu anlayabilsek, Platon’un mağara benzetmesinde anlattığı gerçek dünyadan bihaber gölgeler dünyasından kurtulup gerçeğe ulaşabileceğiz. Son iki yüzyılda madde-mana dengesi şaştığı için bu hallerdeyiz, dünyanın da ekolojik olarak çivisini çıkarmadayız. Halbuki bizim Mevlana gibi değerlerimiz var. Hz.Mevlana’nın belirttiği gibi elest bezminden gelen insan, bu dünyaya gözlerini açmakla beraber aslında sonsuz bir yolculuğa adaydır ve ölüm dediğimiz hadise, bu sonsuz hayatın bir kapısıdır. Öyleyse korkmaya da gerek yoktur ve bu kapının açılması bir düğün gecesi neşesi içinde karşılanmalıdır.

Şeb-i Arus Törenleri ve Sema Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Her yıl Hz.Mevlana’yı anmak için Şeb-i Arus törenleri düzenleniyor. Asıl yeri Konya olmakla beraber artık bir çok farklı ilde törenler de düzenlenmektedir. Konya, bunu istemese de diğer şehirlerde yaşayan insanların bu havayı soluması için oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum.

Semazenler

Semazenler ve Sema

Sema ve semazenler hakkında yanlış bilinen kavramlar var, bildiğim kadarıyla aktarmak istiyorum:

  • Sema lügatte işitmek manasına gelir, terim olarak musiki namelerini dinlerken vecde gelip kendinden geçerek dönmek anlamındadır.
  • Hz. Mevlana, Hz. Şems ile tanışmadan önce sema etmemiştir. Hz. Şems’le kavuşma ve ayrılık dönemlerinde sema etmiştir.
  • Hz. Mevlana, zerreden feleklere kadar herşeyin sema ettiğini söylemektedir.
  • İslam’da ilk sema edenin Hz. Ebubekir olduğu söylenir. (Bir yerde okumuştum, kaynağını hatırlayamadım)
  • Sema ayini, Mevlevilik tarikatının bir ayinidir.
  • Hz. Mevlana’nın vefatından sonra oğlu Sultan Veled, sema ayininin kurallarını belirlemiş ve bugüne kadar gelmiştir.
  • Semazenler boş yere dönmezler, dönerken Allah’ı zikrederler.
  • Sema esnasında çalınan müzik, tarikat ehli dışında olumsuz karşılanmıştır fakat tasavvuf ehli sema ayinindeki müzik ve raksın Allah’a yaklaştırdığını düşünmektedir.
  • Semazenin sağ eli yukarıya sol eli aşağı bakar: Allah’dan aldığını halka, kendine mal etmeden ulaştırır.
  • Semazenlerin giydiği siyah hırka toprağı-kabri, içine giydikleri beyaz Tennure saflığı ve kefeni, başlarındaki sikke ise tevhidi ve mezar taşını temsil eder.
  • Kırmızı posta oturan kişiye Postnişin denir ve Hz. Mevlana’nın makamını temsil eder, herkesin oturması uygun değildir.

Aklıma gelenler bunlar. Daha detaylı bilgilere erişmek için Semazen.net sayfasına bakabilirsiniz. A’dan Z’ye tüm bilgileri burada bulabilirsiniz.

Son zamanlarda tüm dünyada Hz.Mevlana’nın daha çok tanındığını görmek çok sevindirici. Amerika’da şiir dalında en çok satan yabancı kitap Rumi-Mesnevi’dir, tabii hepsi değil bazı beyitleri. İnsanlar O’nu şair olarak görebilir fakat O aslında büyük bir Hak aşığıdır. Eleştirmek istediğim bir husus var: otel veya restoran açılışları gibi durumlarda bazen sema ayinleri düzenlenmektedir.Bu bence yanlıştır, olmaması gerekir, bu konuya dikkat edilmesi gerekir. Sonuçta sema ayini bir nevi ibadettir. Bir diğer konu da sosyal medyada paylaşılan ve ilgisi olmadığı halde altında Hz.Mevlana yazan paylaşımlar. Bazen dayanamayıp “bu söz hangi eserinde yazıyor” diye yorum yazıyorum, cevap gelmiyor tabii.

Hz. Mevlana, Mesnevi‘sinde şiir söylemek istemediğini fakat şiirle insanlara bazı şeyleri daha iyi anlatabileceğini söyler. Yoksa derdi şairlik değildir. O’nun derdi aşktır, İlahi Aşktır. Büyük bir Hadis Bilgini olan Mevlana Hazretleri, Hz. Şems gelene kadar müderris olarak medresede ders vermekte ve büyük bir hayran kitlesine sahiptir. Fakat içinde eksik olan birşeyler vardır, o da ilahi aşktır. Rabbinden bunu ister ve Allah karşısına, ilahi aşkı anlatan Hz. Şems’i çıkarır. Hz. Mevlana’yı Mevlana yapan Şems’dir. O elinden tutup Hz Mevlana’yı ilahi aşk deryasına bırakmış ve hayatından çekilmiştir. Hz. Şems’in ilk geldiğinde yaptığı şey daima ilgimi çekmiştir: Mevlana’nın çok kıymetli yazma eserleri de barındıran kütüphanesindeki kitapları havuzun içine atmıştır. Önce Hz Mevlana şok olur ama sesini çıkarmaz. Hz. Şems kitabi bilgiyi bir kenara bırakmasını anlatmaya çalışmıştır. Marifet bilgisine bilgi ve aşkla gidilir, bu kuşun iki kanadı gibidir, biri olmazsa kuş uçamaz. Hatta Hz. Peygamberimiz’in Mirac hadisesinde Sidret-ül Münteha’ya kadar kendisine eşlik eden Cebrail (AS)’in bu noktadan sonra ben gelemem yanarım dediği meşhurdur. Cebrail(AS) aklı-bilgiyi temsil eder ve bilgiyle oraya kadar ulaşabilmiştir. Hz. Peygamberimiz ise bu noktadan sonra Rabbi’ne diğer kanadı olan aşkla gitmiştir.

osunsen

Neyi arıyorsan O’sun sen…





Son söz yine O’na ait olsun: “Neyi arıyorsan O’sun sen“. Bu soruyu kendimize sormamızda çok çok faydalar var; parayı mı, makamı mı, Leyla’yı mı yoksa Mevla’yı mı….neyi arıyoruz, vesselam.

4 yorum

  1. Düğünlerde bile sema dönülüyor. Bu da çok abes ve yersiz bence

  2. Yazıyı çok beğendim. Özellikle Miraç olayını ben bilmiyordum. Ben de bir sünnet düğününde görmüştüm sema gösterisini. Çok rahatsız edici gerçekten.

    • Hilal,teşekkürler. Sünnet düğünlerine kadar düşmemeli bu. Sonuçta bir nevi ibadet ediliyor. Mevlana isminin anlamsız işyerlerine verilmesi de rahatsız edici.

Yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.