EN SON YAZILAR
Anasayfa / Düşüncelerim / Kısa Öyküler / Ressam’ı Unutma!

Ressam’ı Unutma!

Bir Kısa Öykü:Ressam’ı Unutma!

Sıkıntılı bir şekilde evinden çıktı adam. Oflayıp puflayarak yürümeye başladı. Dertler bir türlü yakasını bırakmıyordu.

Son zamanlarda işte yaşadığı problemler yetmiyormuş gibi bir de çocuklarının durumunun kendisini yorduğunu düşündü. Onları elinden geldiğince iyi okullara gönderiyor, bir dediklerini iki etmemeye çalışıyordu fakat yine de eksik olan bir şeyler vardı sanki. Kendisine ve annesine yaklaşımlarını beğenmiyordu, keza diğer insanlara da. Terbiye konusunda kitaplar okumuştu ve bunları yapmaya çalışıyordu lakin bazı şeyler ters gidiyordu.

ressamı unutma

Ressam’ı Unutma!

Bu düşünceler içindeyken yolu, çok sevdiği ve zaman zaman oturup sohbet ettiği Ahmet Amca’nın ayakkabı tamircisi dükkanına geldi. Dertliydi, pek sohbet edecek hali yoktu ama yine de selam vermeden geçemedi. Ahmet Amca, mahallenin sevdiği saydığı, insanlara yardım etmenin erdem olduğunun bilincinde ve en önemlisi hikmet ve irfan ehli biriydi.

Selamını aldı Ahmet Amca, içeri buyur etti. Yok dedi adam sizi rahatsız etmeyeyim. Olur mu öyle şey, hem içinde sakladıklarını da anlatır rahatlarsın.

-İçimde ne varmış ki Ahmet Amca?

-Var bir şeyler, yüzünden anlaşılıyor. Belli ki üzmüş seni bunlar.

– Evet üzgünüm aslında. Başka çok şeyler var ama çocuklarıma iyi bir terbiye veremediğim düşüncesi içimi kemiriyor. Nerede hata yaptım, ne yapmam lazım bilemiyorum. Aslında elimden geleni esirgemiyorum onlardan ama eksik olan bir şeyler var sanki.

– Hele otur bakalım, çayımızı da söyleyelim konuşuruz.

Çaylar söylendi, Ahmet Amca elindeki işi bir kenara koyup söyleyeceklerini merakla bekleyen adama baktı:

-Evladım dedi, terbiye konusu çok önemlidir. Çoğu insan evladına mal mülk bırakma telaşındadır ama iyi bir terbiye kadar çocuğa verilecek güzel miras yoktur. Bu da kolay bir iş değildir, sevgi gibi emek ister.

O sırada çayları geldi, adam şekeri üç ay önce bıraktığı için çay kaşığı ve şekeri kahveciye iade etti. Dükkana gelen müşteriye baktı, sohbetleri bölünmüştü. O sırada konuştuklarını düşündü. Evet tabii ki iyi bir terbiye kadar çocuğa bırakılacak güzel bir şey yoktu ama bu nasıl olacaktı. Bunu merak ediyordu.
Ahmet Amca müşterinin işini halledip gönderdi ve adama bakarak:

-Nerede kalmıştık?

-İyi bir terbiye için emek gerek demiştiniz.

-Evet, emek gerek sevgi gibi.

-Ama bu nasıl olacak Ahmet Amca?

-Evladım, çocuklarına iyi bir terbiye vermek istiyorsan önce kendini terbiye etmelisin!!!

Adam çok şaşırdı ve sözünü keserek;

-Ama nasıl olur, ben zaten gerekli şeyleri  çocuklarıma söylüyorum. Onlar yapmıyorlar, sorun onlarda ben de değil ki?

Ahmet Amca gülümsedi:

-İlk yapman gereken şey bu düşüncenden vazgeçmek olmalı. Zira çocuk sözle değil anne babayı görerek terbiye olur. Sen çocuklarına öğüt vermenin yanında kendini düzeltmenin yoluna gitmelisin. Onlar senden gördükçe kendiliğinden iyi bir terbiyeye sahip olacaklardır zaten.

-Peki kendimi nasıl terbiye edeceğim?

Rab kelimesi “terbiye eden” anlamındadır. Senin ellerini kaldırıp “Ey Rabbim” dediğin her duanda, aslında “Ey beni terbiye edenim” diyorsun. Önce bunun farkında olmalısın. Yaşamının her anında başına gelenler, Rabbinin seni terbiye etmesi içindir, burada önemli olan işin iç yüzüne vakıf olup sabırla hareket etmendir. Zamanla bu idrake sahip olduğunda farkında olmadan iyi bir terbiye ve olgunluğa ulaşmış olacaksın. Unutma! Allah işlerini kulları vasıtasıyla yapar. İnsanlarla muamelene bir de bu şekilde bak. Onlardan gelen sıkıntı ve elemlere, kem sözlere, kalbini kıracak işlerine “Rabbim beni sınıyor ve sivri yanlarımı törpülemek için bunları yaşatıyor” düşüncesiyle bakarsan rahat edersin ve karşındakinin aslında bir araç olduğunu anlarsın.

Bunun yanında malına gelen hasarlar ve çocuğunun hastalanması gibi olaylar da var ki, bunlar yağlı boya bir resmi daha da güzelleştirmek  için Ressam‘ın attığı fırça darbeleridir.

-Nasıl yani, anlamadım?

-Tüm kainatı ve bizleri bir resim gibi düşün. Bu resimleri çizen Ressam, en güzel eseri olan insanı daha da güzel yapmak için bazen fırça darbeleri atar. Olumsuz diye düşündüğün başına gelenleri bir de böyle düşün. O, bizlerin güzel bir resim olması için bizi terbiye ediyor.

Adam Ahmet Amca’yı dinlerken iş yerinde arkadaşlarıyla yaşadığı sıkıntıları hatırladı. Tabii ki kendisine haksızlık edilmesine izin vermeyecekti ama yaşananlara bir de bu gözle bakmanın hiç de fena olmayacağını düşündü.

İzin isteyerek yerinden kalktı;

-Bu sabah evimden çıkarken çok kederliydim, siz bana farklı bir bakış açısı sağladınız. Hayata ve insanlara ve olaylara bir de bu gözle bakmaya çalışacağım. Çocuklarımın terbiyesinin de aslında benden geçtiğini anladım. Size teşekkür ederim dedi.

Ahmet Amca, hafif bir tebessümle bilgece baktı, rica ederim dedi ve;

-Yaşamın gürültüsüne kapıldığında ve “yoruldum hayat gelme üstüme” dediğinde bu anlattıklarımı ve Ressam‘ı anımsa.

Unutma, O seni çok güzel bir resim haline getirmeye çalışıyor….



7 yorum

  1. Gayet güzel ve etkileyiciydi. Eline sağlık..

  2. Süper süper bir yazı olmuş ellerinizd kaleminize sağlık çok beğendim ve bugünlerde banada yol oldu teşekkürler👏🏼👏🏼👏🏼

  3. Çocukları, onlara örnek olarak yetiştirmek o kadar doğru ki. Onlar söylediklerinize değil yaptıklarınıza bakıyorlar. Sabır çok önemli bir kelime. Hayatın her alanında gerekli. Bizi hayata karşı dayanıklı kılıyor.

Yorum yazarak katkıda bulunmak ister misiniz?