EN SON YAZILAR
Anasayfa / Gezi ve Yaşam / Bisiklet Yazıları / Kendi Bisikletinizi Nasıl Yaparsınız? Kadro Çeşitleri

Kendi Bisikletinizi Nasıl Yaparsınız? Kadro Çeşitleri

Kendi Bisikletinizi Nasıl Yaparsınız? Kadro Çeşitleri

Çok titiz birisiniz ve bisiklet almak için internetin altını üstüne getirdiniz, şehrinizdeki bisikletçilerle neredeyse senli benli olmak üzeresiniz ve epey bir bilgi sahibi olduktan sonra; tüm markaların bisikletlerinde hayalinizdeki bisikletle bir türlü karşılaşamadınız. Hayalinize yaklaşanlar epey pahalı, belki de üzerindeki bir kaç parça veya epey bir ekipmanı dilediğiniz gibi değil.

O zaman kendi hayalinizdeki bisikleti toplama şansınız olsa neler neler yapabiliriz bir bakalım mı? Bakalım:

Bir bisiklet toplamak isterseniz, kadro ile başlamak gerekli midir? Aslında değildir ama kadro ile başlamak en iyisidir. Çünkü kadro, bisiklet üzerindeki neredeyse tüm ekipmanın takıldığı; bütün eziyeti yerine göre göğüsleyen, bisikleti derleyip toplayan ana unsurdur.

Kadro ile başlamaya karar verdiğinizde karşınıza 3 ana kadro seçeneği çıkacaktır. Benim çocukluğumun kadroları olan çelik kadrolar birincisi; sonraki nesil aluminyum alaşım kadrolar ikincisi ve üçüncü seçenek ise karbon kadrolar olacaktır. Ahşap kardo tasarlayan ve keyfe keder üreten tektük internet haberine rastlamanız dördüncü seçenekte ahşapmış algısı yaratmasın sizde; ahşap kadrolar internet haberinden öteye geçmez. Yollarda rastlamanız neredeyse imkansız. Herşeyin plastiği olurda kadronun olmaz mı? Olmaz. Henüz yok. Sadece ve sadece çocuk bisikletlerinde mümkün.

Çelik kadrolar hakkında benim bildiklerim; ağır, sağlam, paslanan, boyasına dikkat edilmesi gereken kadrolar oldukları. Günümüzde, uzunca bir süre karne bisikleti diye söylene gelen, ucuz ekipmanlı bisikletlerde hala kullanılan kadrolar.

Çelik kadro

Çelik kadro

Ucuz olmalarının sebebi, geleneksel olması, celik kaynağının nispeten kolay ve işçiliğinin ucuz olması sayılabilir. Günümüzde, yeni işleme yöntemleri ile tekrar kullanılmaya başlayan çelik kadroları öne çıkaran en önemli unsur esnekliği. Elbette bu esneklik yapısal anlamda. Şimdilik marka bisikletlerin, fixie tabir edilen, vitessiz (aslında tek vitesli) modellerinde kullanılıyor. Karne bisikletlerinin ise olmaz ise olmazı. Bana soranlara, eğer uzunca yıllar bisiklete keyifle binmek istiyorlarsa önermiyorum. Çünkü hali hazırdaki çelik kadrolara sahip bisikletler, 20 kilo ve üstü ağırlıkta. Bisiklete heves eden birisi, ilk yokuşta, bisikletten inipte bisikleti itmek gibi bir lüksü olduğunun farkına varmaz ve yokuşları birbiri ardına çıkmak isterse, o bisikletle bu son sürüşü olacaktır. Tabii ki bu belirli yaşın üzerindeki kullanıcılar için geçerli. Çocuklara bisiklet olsun,  onlar yorulduklarını anlamıyorlar.

Sonra sonra alüminyum alaşım kadrolar çıktı. Ülkemize ilk gelenler metalik renkli kadrolardı. Hepimizin hayali idi ve Tayvan kökenli kadrolardı.

Alüminyum Alaşımlı Kadro

Alüminyum Alaşımlı Kadro

Markasız, toplanmayı bekleyen güzelliklerdi ilk gördüğümde. Bazı marka bisikletlerin sürmeye hazır aluminyum kadrolu bisikletleri de vardı ancak fiyatları oldukça pahalıydı. Bu dediğim 1990lı yıllar. Bu kadrolar ülkemizde uzunca yıllar üretilemedi cünkü özel bir kaynak cihazı ve özel bir kaynak tekniği kullanılıyordu. Ustası yoktu anlayacağınız. Bu kadrolar artık tüm karnedışı bisikletlerde kullanılıyor. Oldukça hafif kadrolar bunlar. 1200 gramdan başlıyor ağırlıkları. Daha hafifleri de illa ki var ama bisiklet aleminde bir ürün ne kadar ortalamadan hafif olursa fiyatı aynı nispette pahalı oluyor. Bu kadroların ömürleri fena değil.

Sonra sonra karbon fiber kadrolar çıktı. Hafiflikte üzerlerine yok. Ama böyle yazdım diye bunlar çoook hafif sanılmasın. Alüminyum kadrolardan yer yer 50 ila 200 gram arası hafifler.

Karbon Alaşımlı Kadro

Karbon Alaşımlı Kadro

Özel bir teknikle üretiliyorlar. Genelde profesyonel yarışçılar kullanıyor ve tercih ediyor. Zira bir yarışta 1 gram hafif bir bisiklete güç aktarmak bir yarışmada, bisikletçi için avantaj. Marka bisikletler artık epeyce karbon fiber kadrolu bisiklet serileri üretiyor. Fiyatlar eşdeğer aluminyum bisikletlere göre, 250 ila 1000 dolar arası daha pahalı. Ancak karbon fiberin bana göre önemli bir kusuru var; kırılgan olması. Karbon fiber bir kadroyu sert bir yüzeye carparsanız kırılabiliyor. Hatta tork gösteren bir anahtarla bir miktar bir yerini fazla şıkıştırmanız kırılmasına ve çatlamasına sebep oluyor. Benim param var, titizi biriyim de diyorsanız karbon fiber kadro almanızda elbette bir sakınca yok.

Size bir sır vermem gerekirse; ülkemizde satılan kadrolar ve fiyatları ile üretildiği yerdeki fiyatları arasında epey bir fiyat farkı var. Nakliye, gümrük vergisi, dağıtımcı karı, bayii karı gibi detaylar eklenince karşılacağınız fiyatlar bazen dudak uçuklatabiliyor.

Ben tercihimi ilk alüminyum kadrodan yana kullanırdım. Sonra güzel işçiliği olan hafifçe bir çelik kadroyu tercih ederdim. En son ise elim mahkumsa karbon fiberden yana tercihimi kullanmak zorunda kalırdım.



Bu yazı Mehmet Levent tarafından kaleme alınmıştır.

Kadro ve diğer bisiklet parçaları için bu yazıya bakabilirsiniz.

Bir yorum

  1. Saçma bir konu karbon kadrolar sandığınız kadar kolay kırılan hassas maddeler değil hatta alimunyumdan daha sağlamlar.Karbon’dan daha iyileri olarak titanyum kadrolar vardır.

Yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.