EN SON YAZILAR
Anasayfa / Gezi ve Yaşam / Aşk / Eylül Ayına Anlam Katan 5 Aşk ve Ayrılık Şiiri

Eylül Ayına Anlam Katan 5 Aşk ve Ayrılık Şiiri

Eylül, eskiden yaprakların sarardığı ve sonbaharın gelişini müjdeleyen bir aydı fakat gelin görün ki, iklimsel değişimler şairlerin ayı eylülü de asri zamanlarda geri plana atmış durumda. Her ne kadar Eylül geldiğinde yerlere dökülen sarı yaprakları ayaklarımızla çiğneyişin verdiği o hazin ve müthiş sesi bu aralar duyamasak da, şairler için Eylül’ün ayrı bir yeri vardır. Eylül demek aşk demek, ayrılık demek, hüzün demek. Ve satırlara dökülen gözyaşları demek.

Eylül ayına anlam katan, aşıkların kalbine dokunan aşk ve ayrılıktan dem vuran 5 şiiri paylaşmak istiyorum:

Eylül şiirleri

Eylül / Haydar Ergülen

Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
kadın gider ve bir şair doğar bundan
(Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
“Yazın bittiği her yerde söylenir”se
kadının gittiği de her yerde söylenir
kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu…
Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
eylülün semtine kadar böyle gidilir
bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
Bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder!
O kadın beni terkederse şair olurum
oğul olduğum kadın sakın beni terketme,
şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider
Bütün kadınlar şiiri bir kadına terkeder!

Eylül ve aşk şiirleri

Ben Eylül Sen Haziran / Ümit Yaşar Oğuzcan

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara

Aşk ve eylül sözleri

Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri – 23 Eylül 1945 / Nazım Hikmet Ran

O şimdi ne yapıyor
şu anda şimdi, şimdi?
Evde mi, sokakta mı,
çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
Kolunu kaldırmış olabilir,
– hey gülüm,
beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!…- 
O şimdi ne yapıyor, 
şu anda, şimdi, şimdi?
 
Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
 
okşuyor.
 
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
 
– her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
 
sevgili, canımın içi ayaklar!…-
 
Ve ne düşünüyor
 
beni mi?
 
Yoksa
 
ne bileyim
 
fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
 
Yahut, insanların çoğunun
 
neden böyle bedbaht olduğunu mu?
O şimdi ne düşünüyor, 
şu anda, şimdi, şimdi?…
 

Ünlü şairlerden eylül şiirleri

EYLÜL SONU / YAHYA KEMAL BEYATLI

Günler kısaldı… Kanlıca’nın ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.
Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa…
Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa…
İçtik bu nâdir içki’yi yıllarca kanmadık…
Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!
Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lâkin vatandan ayrılışın ıztırâbı zor.
Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sâhile,
Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile.

Ayrılık şiirleri

Eylül Sabahının Serinliğini / Ataol Behramoğlu

Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Ciğerlerime dolduruyorum
Sessizlik ve serinlik
Birleşiyor
Yıkanmış güvercinler
Ve çok uzakta bir tren sesi
Her zaman yeniden başlamak duygusu
Doğuyor içimde
Her uyanışımda
Düşmanlarımı bağışlıyorum
Daha çok seviyorum dostlarımı
Her uyanışımda
Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Yüreğime dolduruyorum




10 yorum

  1. Şiirler güzeldi. Derlediğin ve bu sayfaya taşıdığın için eline, yüreğine sağlık. Başarılarının devamını dilerim.

  2. teşekkürler harika bir hikaye olmuş eylül ayı

  3. Sonbaharın hüznünü tamamen yansıtmış. çok duygulu!

  4. Güzel Sözler ve Rüzgar; teşekkürler..

  5. eylül aşkların hazan mevsimi

Yorum yazarak katkıda bulunmak ister misiniz?