EN SON YAZILAR
Anasayfa / Misafir Yazarlar / Doğum Günü Manifestosu

Doğum Günü Manifestosu

Doğum Günü Manifestosu

Bizde doğum günü alışkanlığı babadan gelir. Hem güneşe göre 9 Haziran’da, hem de aya göre 26 Ramazan’da itinayla yılda iki defa pastamızı keser, mumlarımızı üfleriz. Çok sever(di) babamız doğumgünü kutlamayı.

Doğum günü manifestosu

Yıllarca babamın içindeki iyi kalpli şımarık küçük çocuktan bir parça alabildiysem ne mutlu bana der, daha çok annemin psikopat hiperaktif sniperliğini aldığımı düşünerek sevinirdim :)) Ama şimdi yaşadığı hayata ve aramızdan 65’inde ani ve -kısmen- genç ayrılışına bakınca asıl O’ndaki sakin ama sevgi ve neşe dolu yaşama sevincini ufaktan kopyalamak lazım diye düşünmeye başladım içten içe…

Hiç kimseler giymezken daha yıllar önce pembe gömleğiyle kasaba düğününe gidendi babam. Kış günü yolda bulduğu soğuktan üşümüş minik serçeyi gömleğinin cebinde eve getirip ısıtan, besleyendi.

Kapının önünde, daha arabanın motoru susmadan geldiğini anlar, kadrolu kedi köpekleri çıkardı saklandıkları yerlerden akşam eve geldiğinde sevinerek.

Balkonda köşeye yuva yapmaya çalışan kuşların inşaatına çaktırmadan minik çalı çırpı ekler, anneleri yokken ürkütmemek için yavrulara cımbızla minik böcekler kurtçuklar verirdi.

Daha çok küçükten tembihlerdi hatırlarım; yolda destyele para görseniz “sayın” demezdi babam, aksine birinin gözyaşı vardır, dönüp gene orada arayacaktır, “dokunmayın, kenara kaldırın” derdi.

O hırslı, rekabetçi, kendi hayallerini evlatlarında gerçekleştirmeye çalışıp da onları nasıl harcadıklarını farketmeyen anne babaların aksine; on küsür yıldır sabahın 6.30’unda kalkıp işe gittiğim için arkamdan anneme “ya bu çocuk niye böyle oldu?” diyen, şaşırandı babam :)) Bana da zaten bilfiil kızdığı sitem ettiği yegane şey; bayramda tatilde açtığım laptop, kontrol ettiğim iş e-posta hesaplarıydı. İsterdi ki babam, çiçekle böcekle kediyle köpekle denizle kumla güneşle ilgilenelim, sandalyede önümüzdeki ekranlara değil, şezlongta ufuktaki çizgiye bakalım.

Unutmadan, deniz kum güneş demişken yazın ortalıkta gördüğü yuvasına kışlık kırıntı taşıyan karıncaların yaptığı yola da üzülür, gider bakar ne için uğraşıyorlarsa onu alır yuvalarının yakınına getirirdi, git gelleri kısalsın yorulmasınlar diye :))

Bugün benim doğumgünüm ama imkanı olsa vereceğim ömrüm gibi bu sene bugünü, yaşama sebebim (ki burda ayrıca romantikliğin ötesinde bilimsel ve biyolojik gerçekten bahsediyor şair) babama ithaf etmek istedim!

Tüm arkadaşlarıma sevdiklerime, aileme çok teşekkür ediyorum mesajları aramaları için, her daim yanımızda kalbimizde oldukları için..

En kötü günlerimizden biriydi hepimiz için babamı kaybettiğimiz gün ama nasıl güzel ve kocaman bir aile olduğumuzu da tüm hücrelerimize kadar hissettiğimiz bir gün oldu aynı zamanda. Survival geni değil insanı sadece hayatta tutan, hiç kusura bakmasın bilimadamları :)) Nasıl ki dünyaya gelişimin, aldığım nefesin sebebi annemse babamsa; bugün hala gülebiliyorsam ve ayakta durabiliyorsam, o da babamın hiç bitmeyen neşesinin mirasının ve hiç yanımızdan ayrılmayanların sayesindedir…

İyi ki doğmuşum, iyi ki annemin ve babamın evladı, kardeşimin başının belası olmuşum. İyi ki çok güzel insanlarla arkadaş, kardeş olmuşum…

Ahdım olsun ki, babasının mezarında bir bayram günü o dönem çok sevdiği Sertab Erener Ringa şarkısını mırıldanıp oynamaya başlayan babamıza şaşkın gözlerle bakan ben ve kardeşime; “ne var yani babama şarkı söylüyorum” diyen bir adamın çocuğu olarak O’nu hep mutlu, hep gülerek, hep daha çok insanı daha çok hayvanı severek anmaya gururla devam edeceğim !!




Bu yazı, misafir yazar olarak Didem tarafından yazılmıştır.

Ben babamı kaybedeli dört yıl oldu. İlk günkü acı ve iç yanmaları, zamanla yerini derin bir özleme bırakıyor. Tesadüf ki, Didem’in yazısını şu an tatilde babamın evinde buraya yazıyorum ve karşımda resmi duruyor 🙂 Çok sevdiğin birini kaybettiğinde insanın içinde kırk mum yanar derler. Zaman geçtikçe bu mumlar yavaşça söner ama bir tanesi sen ölünceye kadar içinde yanar dururmuş. Didem’in acısı çok taze, mumlar yanmaya devam ediyor.

Allah, ölenlerimize rahmet geride kalanlara da sağlık afiyet versin diyerek noktalayalım.

Yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: