Future,  Kişisel

Corona Virüs Salgını’ndan 5 Yıl Sonra

Corona Virüs Salgınından 5 Yıl Sonra

Yıl 2025.

Tam 5 yıl önce, 2020 yılının Ocak ayında, Çin’in Hubei Eyaleti’nin Wuhan şehrinde ilk olarak Covid-19 adı verilen corona virüs salgını baş gösterdi. 

Covid-19

İlk başta sadece Çin’de kalacağı düşünülen bu salgın, hızla dünyanın diğer ülkelerine de yayıldı. En belirgin özellikleri ateş, kısa öksürük ve nefes darlığı idi. Ülkeler kendi çaplarında önlem almaya, halkı sosyal mesafeye uymaya ve maske-eldiven takmaya teşvik ettiler. Bazı ülkeler erken davranırken Amerika, İngiltere gibi ülkelerse herkese bulaşsın, ülkece bağışıklık kazanalım şeklinde davrandılar ama ölü sayıları artınca bundan vazgeçtiler..

5 Yıl Sonrasından O Günlere Bakış

Şimdi üzerinden 5 yıl geçti, bazı şeyleri unutmuş olabilirim ama hatırladıklarım şunlar:

  • Ülkede altyapısı olan bir çok şirket, evden çalışma modeline geçti.
  • Hepimiz evlere kapandık, evlerden çalıştık.
  • Evden çalışma imkanı olmayan yerlerde insanlar mecburen işe gitmek zorunda kaldı.
  • Okullar uzaktan eğitim modeline geçti. Online dersler ve TV üzerinden dersler yapıldı. Bazı ülkeler tam karantina uygularken bizde hafta sonları karantina uygulandı.
  • 15 Mart’tan itibaren iş yerleri, restoranlar, avm’ler kapandı, binlerce kişi işsiz kaldı.
  • Hepimiz maske ile dolaşmak zorunda kaldık.
  • Avrupa’da en çok etkilenen ülkeler İtalya, İspanya ve İngiltere oldu.
  • ABD’de de ölü sayıları hızla artmaya başladı.
  • Ülke ekonomileri darmadağın oldu, büyüme rakamları eksileri gördü.
  • Her akşam Sağlık Bakanı televizyona çıkarak test ve ölüm sayıları hakkında bilgiler verir oldu.
  • Evlerde kaldığımız için bir çok insanın psikolojisi bozuldu.
  • Komplo teorileri ortalıkta dolaşmaya başladı. Kimi bu virüsün 5G ile yayılmaya başladığını söyledi. Bazıları Çin’deki bir biyoloji laboratuvarından yayıldığını söyledi. Kıyamet senaryoları ve Armageddon öngörüleri havada uçuştu. Enok’un Kitabı, Yuhanna İncil’i Vahiy Bölümü ve Kuran’da yazılanların gerçekleşmeye başladığı öne sürüldü.
  • Çekirge sürüleri İran’da görüldü, neyse ki, ülkemize uğramadan çekip gittiler.
  • Bu virüs, genç yaşlı, fakir zengin dinlemeden herkese bulaşmaya başladı.
  • Karantina günlerinde doğanın temizlendiği, yunus balıklarının Venedik’te dolaşmaya başladığı, hayvanların şehirlere indiği görüldü.
Corona virüs günleri

Yıl 2025, Corona Virüs Salgını Bitti…

Şimdi o günleri hayal meyal hatırlıyorum da, meğer iyi günlerimizmiş. O günlerde bir kaç ay evde kaldığımız için çok sıkılmış ve bir an önce bu işin bitmesini beklemiştik. Oysa;

  • Salgın devam ederken 21 Haziran 2020’de gerçekleşen parçalı güneş tutulmasından bir hafta sonra Amerika’da 7 şiddetinde bir deprem oldu, binlerce insan öldü. Nisan sonlarında Atlantik Okyanusu’na düşen meteor, tsunamiyle Amerika kıyılarında büyük yıkıma sebep olmuştu.
  • Temmuz sonu korka korka dışarı çıkmaya başladık fakat eylül gibi ikinci salgının gelmesiyle tekrar evlerimize kapandık.
  • 2021 yılının ortalarında aşı bulununcaya kadar tüm dünya bu virüsle uğraşmaya devam etti.
  • 100 milyon kişiye bulaşan virüs, dünyada 4.5 milyon insanın ölümüne sebep oldu. Aşı sonrası 2022 başlarında salgın sona erdi.
  • Brexit’den sonra İtalya ve İspanya’nın salgın süresince kendi başına kalması ve yardım alamaması nedeniyle çatırdayan AB, 2022’de dağıldı.
  • Ekonomisi büyük zarar gören Amerika, Çin’le savaşın eşiğinden döndü. ABD ve Avrupa’da resesyon hala devam ediyor, Türkiye ise slumflasyon ile boğuşmaya devam ediyor.
  • 2015 yılında İsveç’te denenen avuç içine chip yerleştirilmesi (bu yazıda bahsetmiştim tıklayın), geçen yıl İsveç ve diğer bir çok ülkede insanların kendi rızası üzerine uygulanmaya başladı. Bu sayede alışveriş, restoran, iş yeri gibi lokasyonlarda insanlar avuç içlerini göstererek işlerini halledebiliyor. henüz Türkiye’ye gelmedi.
  • Digital paraya geçen ilk ülke ABD oldu. Salgının ilk günlerinde dile getirilen bu işlem, hayata geçmiş oldu. Halen nakit para kullanımı var fakat 2027’de tamamen sona erecek. İnsanlar virüs korkusu nedeniyle nakit paradan uzak duruyor.
  • Bir çok iş yeri, binalarını kapatarak çalışanlarının %80’ini home office çalışmaya yönlendirdi.
  • Okullarda haftada iki gün uzaktan eğitim alma imkanı getirildi.
  • Bir çok fabrikada robotlar, insanların yerini aldı.
  • Salgını iyi yönetemeyen bir çok ülkede hükümet başkanları değişti.
  • Salgın günlerinde kurulan UWF (United World Federation) tek dünya devleti projesine karşı tüm dünyada sokak protestoları devam ediyor.
  • Çekirge istilaları sonucu dünyada yaşanan kıtlık sebebiyle petrol yerine gıda ve su, ülkelerin en önemli gündem maddesi oldu. 2023-2024 yıllarında iki yıl boyunca kıtlık yaşandı.
  • Bilim kurgu filmlerinde bahsedilen bir çok şey yaşanmaya başladı.
Kıyamet öncesi günler

Bugün…

Tüm bunları ütopik bir şekilde yazdım. Neler olacak neler yaşayacağız bilemiyorum ama pek de iyi günlerin bizi beklemediğini söyleyebilirim. Bu yazıyı 18 Nisan 2020’de yazıyorum. Salgın için evlerdeyiz karantinadayız. 100 yılda bir yaşanılacak şeyleri yaşıyoruz. Normale döneceğimiz günleri bekliyoruz ama normale dönebilecek miyiz, pek sanmıyorum, inşallah olur.

İnsanoğlunun tüm dünyaya ve içindekilere verdiği zararın ve kötülüğün sonuçlarını yaşıyoruz bence. Doğaya, hayvanlara, kadınlara, çocuklara yapılan bunca zulüm bunca haksızlık bunca adaletsizlik….Eeee ne bekliyorduk ki? Allah cezasını verdi işte insanlığın. Bak kutsal mekanların hepsi kapalı, kimseyi ibadet yerlerine bile sokmuyor Allah.

Aşının önümüzdeki sene üretileceği söyleniyor. Hepimiz aşı olduktan sonra bir nebze rahatlayacağız ama insanlığın bu yaşananlardan ders çıkarıp daha sakin daha dingin, şu an yaptıklarının tersini yapacağı bir hayata evrileceğini pek sanmıyorum. Yine kötülükler adaletsizlikler devam edecek. Peşinden de yeni salgınlar yeni belalar gelecek.

Yazılacak çok şey var. Onlar da bir sonraki yazıya kalsın.

13 Yorum

  • Emre

    Çok güzel bir yazı, son derece olası bir senaryo, kötümser bulmadım… suçlu insanoğlu…

  • Gamze

    Gerçekten olası senaryolar olursa bizi şaşırtmaz bu saatten sonra. Yaşadıklarımızı çok samimi biçimde antatan akıcı ve güzel bir yazı olmuş. Kalemine diline sağlık 🙏🏻

  • Turgay Aksoy

    Ben de insanlığın bu günleri görerek düzeleceğine pek inanmıyor. Bazı değişiklikler haricinde bu günleri hızla unuturuz bence. AB de çatlama olabilir. İtalya ve İspanya ayrılabilir. Bİzde çok değişiklik olacağını sanmıyorum. Deprem sonrasında da önlem amaçlı pek bir şey yapmadılar. Güzel bir yazı olmuş.

    • Suat SAYGIN

      Teşekkür ederim.
      Aslında yazıda İstanbul depreminden bahsedecektim ama elim varmadı yazmaya 🙁
      Şu 21 Haziran’daki kısmi güneş tutulması korkutuyor beni.
      Biz maalesef olay sonrası biraz konuyla ilgileniyoruz ama sonradan unutuyoruz.

  • Yalçın

    Selam Suat
    Malesef biz insanların bencillik açgözlülük ve duyarsızlığımız bizi bu hale getirdi. Hep daha çok isteme, “ilk sen ol”, “tadını çıkar”, “azıyla yetinme”, kendinden olmayanı ötekileştir. Empatiden yoksun yargısız infazlar ve umursamazlıklar bizi bu duruma getirdi Malesef
    Biz insanlardaki bu duyarsızlık ve bencillik devam ettiği sürece, dünyayı daha kötüsü bekliyor Malesef.

  • istskselçuk

    Merhaba ,
    insanoğlunun büyük çoğunluğunun bir ders çıkaracağını sanmıyorum ; açgözlülük , hırs , kibir tam gaz devam edecek. Dünya çapında top yekün bir başarısızlık olsa da yönetimlerin değişeceğini düşünmüyorum aksine dünya genelindeki yöneticilere bakarsak en az yirmi , otuz yılın kayıp olacağını öngörebiliriz. Muhtemelen daha keskin ve can yakıcı virüs vakaları görmemiz olası.
    Bireysel olarak geriye kalan ( teorik ) ömrümüzde neler yapacağımıza odaklanmak bizi hem mutlu edecek hem de daha yaralı olacaktır.
    sağlık dolu günler dilerim

    • Suat SAYGIN

      Kayıp yıllarımız yirmi otuz yıla kalmaz diye düşünüyorum. Bir çok şeyler yaşayacağız. Dediklerinize katılıyorum, bireysel olarak elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Teşekkürler…

  • Nilüfer Kurtuluş

    Merhabalar Suat bey,
    Çok güzel bir yazı olmuş, ben geç okuyabildim.
    Kötümser bir senaryo değil, olması muhtemel bir gelecek anlattığınız. Az bile diyebilirim, daha kötüsü de olabilir. Ama yine de yumuşak bir dille insanın sinirini fazla bozmadan anlatımınız çok güzel olmuş, çok temel sorunlara değinmişsiniz, moralimizin fazla bozulması çok da iyi gelmez bize şu aralar, her şeye rağmen umudumuzu korumak zorundayız, teşekkürler, sağlıklı güzel günler diliyorum.

    • Suat SAYGIN

      Nilüfer Hanım, yazıyı beğendiğiniz için teşekkür ederim. Moralimizi yüksek tutmamız lazım, haklısınız. Ama 1 Haziran’dan itibaren herkes sokaklarda, vaka sayıları inmiyor..Bunlar biraz can sıkıcı. Özellikle ekim-kasım aylarında daha da tırmanacak gibi geliyor. Çoğu insanın da gereken dersi aldığına inanmıyorum, her şey eskisi gibi devam ediyor. Size de sağlıklı günler dilerim.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: