EN SON YAZILAR
Anasayfa / Bilim Teknoloji / Bilim / Çernobil Faciası

Çernobil Faciası

Bundan tam 20 yıl önce 1986’da Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santralinde tam bir facia yaşanmıştı. Nükleer anlamda Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından sonra en büyük felaket denilebilecek bir hadise. Etkileri hala sürüyor. Patlamanın, Sovyetlerin eski üretim santrali olması ve orda çalışan işçilerin laubali hareketleri sonucu ortaya çıktığı biliniyor. Önce kuzey rüzgarlarıyla İsveç’teki bir tesiste farkedildi. Daha sonra hızla tüm dünyaya yayıldı, tabii bizim Karadeniz’e de uğradı.

Çernobil Faciası

Çernobil Faciası

O zaman radyasyonun çay bahçelerine sirayet edip etmediği, çayın içilebilir olduğunu kanıtlamak için bakanın yaptığı şov hala akıllarda. Önce nükleer santraller hakkındaki düşüncelerim:

– Dünyanın birçok gelişmiş ülkesi, enerji gereksinimi için nükleeri kullanıyor, örnek Fransa. Enerji tüketiminin %70’ini burdan sağlıyor, ve diğer ülkeler cabası.
– Çernobil eski bir teknolojiye sahipti. Bu kazadan sonra güvenlik önlemleri o kadar artırıldı ki, güvenlik için yapılan harcamalar bir santralin inşası aşamasında yüklüce bir maliyete sebep olabiliyor.
– Türkiye’nin enerji dar boğazlarını ve dışa bağımlılığını aşması için kesinlikle alternatif enerji üretimlerine ihtiyacı vardır, nükleer de bundan biridir ve bu konuda maalesef geç kalınmıştır.

Nükleer enerji konusunda detaylı bilgi için : www.nukleer.web.tr adresine bakılabilir.
Türkiye’de daha önce fizibilite çalışmaları yapılmış ve arazinin büyük kısmı satın alınmış olan Akkuyu’dan neden vazgeçildiği ve Sinop’da karar kılındığı uzmanları ilgilendiren bir konu. Sinopluların protestoları bu adreste.

12 yorum

  1. Merhabalar Suat bey;
    Asagidaki link olaya diger acidan bakan bir kisinin yazisi.
    http://evrensengul.blogspot.com/2006/04/ernobil.html

    Turkiye sozkonusu oldugunda Nukleer santral zararlidir ya da degildir diye bir tartismaya girmeye gerek yok bence. Cunku hic bir zarari olmasa bile bizim ulkemizdeki “ihmal” ve “insan hayatini hice sayma” sonucunda mutlaka zararli bir sekle donusecektir.

    Bugunku Radikal’de bir haber vardi. Kocaeli Dilovasi’nda her 3 kisiden birisi kanserden ölüyormus ne yazik ki.
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=185625

    Fabrikalarin sebep oldugu hava kirliligi sebebiyle..

    Nukleer Santrallerin ulkemiz icin cok tehlikeli sonuclar doguracagini dusunuyorum. Santralin kendisi tehlikeli olmasa bile.. Cunku her ulkede olan fabrikalari bile birer olum makinasina cevirebildigimize gore, nukleer santral gibi azami dikkat isteyen bir sistemi klasik Turk kurnazligi ile kim bilir neye ceviririz:((

    Endiseliyim:(

  2. Tahin,
    Endişelerine ben de katılıyorum. Ülkemizde yaşananları, insan hayatını hiçe sayan uygulamaları gördükçe bazen bu ülkeden ayrılmayı bile düşünmüyor değilim. Fakat stratejik enerji politikaları gündeme geldiğinde iki kere düşünmek gerekiyor. ABD’nin Ortadoğu’da demokrasi getirmek için bulunmadığını sağır sultan bile biliyor. Enerji demek ülkenin yaşam damarı demek. Bu yüzden bir çırpıda hayır diyemiyorum. Bu biraz da şuna benziyor: trafik kazaları yüzünden arabaları kullanmamak. Yorumun için teşekkür ederim.

  3. Rica ederim.
    Evet araba ve kaza benzetmeniz gibi… Ama alternatif ve daha az tehlikeli yollar varken gerek var mi boyle bir riske? Ne yazik ki bekleyip sonuclari gormekten baska elimizden bir sey gelmiyor.

  4. Geçenlerde bir şey okumuştum da inanamamıştım.Acaba yanlış mı anlamışımdır diye hala merak ediyorum.
    Çernobilde yangının kalıntıları hala devam ediyormuş derinlerde.Ama beton ve çelik bloklarla kontrol altında imiş.Kısmi bir devamlılık galiba.Böyle bir şey olabilir mi ki?

  5. Tahin,
    rüzgar enerjisinden yararlanılabilir fakat ülkemizin eneji ihtiyacını ne kadar karşılar ki? Bu kış doğalgaz probleminin konutları ve özellikle sanayii krizin eşiğine getirme tehlikesini gözardı etmemek lazım diye düşünüyorum.

  6. Cenk,
    sanırım iki yıl önce National Geo. kanalında Çernobil’le ilgili bir belgesel izlemiştim. Yanlış hatırlamıyorsam dediğin doğru. Orayı beton bloklarla kapatmışlar, gömmüşler yani,artık ne zaman biter tepkimeler bilmem, uzun yıllar gerek. Ama bu en kötü örnek tabii. Ermenistan sınırındaki yine eski teknolojili bir santralde sızıntı var ve Iğdır’ın komşu köylerinde radyasyon kaynaklı hastalıklar başgöstermeye başlamış. Çok dikkatli olmak lazım bu teknolojide. Ama bence buna rağmen bizde olmalı diyorum.

  7. – Çernobil eski bir teknolojiye sahipti. Bu kazadan sonra güvenlik önlemleri o kadar artırıldı ki…
    CVP: # 1993, Rusya: yeniden işleme santralı Tomsk-7?de oluşan bir patlama sonucu ciddi miktarda plütonyum ve radyoizotopları çevreye yayılmıştır.
    # 1995, Japonya: Monju?daki plütonyum yakıtlı hızlı üretken reaktörde sodyum sızıntısı meydana gelmiş ve ardından yangın çıkmıştır; reaktör o günden beri kapalıdır.
    # 1998, Fransa: Fransa?nın Civaux?daki en yeni reaktöründe saatte 30m3?lük bir soğutucu sızıntısı oluşmuş, sızıntı ancak 10 saat sonra kontrol altına alınabilmiştir
    # 1999, Japonya: Tokai?deki bir yakıt üretim santralinde gerçekleşen tehlikeli kazanın sonucunda iki işçi hayatını kaybetmiş, yüzlercesi de radyasyona maruz kalmıştır
    # 2002, ABD: ABD?de Davis Besse reaktöründe, reaktörün 17 cm kalınlığındaki basınç kabında, çalışma basıncına dayanmak üzere tasarlanmamış paslanmaz çelik kaplamaya kadar ulaşan 130-200 cm2?lik bir delik bulunmuştur.
    # 2003, Macaristan: 30 yanmış yakıt çubuğunun pekçoğu bir temizleme tankında kırılarak, konteynerin dibinde 3.6 ton uranyum parçası bırakmıştır; bu durum halen bir çözüme ulaştırılamamıştır
    # 2005, Britanya: THORP yeniden işleme tesisinin ayrıştırıcısında, içinde 22 ton uranyum ve 200 kg plütonyum barındıran 80m3?ten fazla nitrik asit sızıntısı, başlamasından sekiz ay sonra keşfedilmiştir, tesis o günden beri kapalıdır

    – “Dünyanın birçok gelişmiş ülkesi, enerji gereksinimi için nükleeri kullanıyor, örnek Fransa….”
    CVP: Fransa senatosu yenilenebilir enerji yasasını kabul etti. 20 yıl içinde enerji reformunu gerçekleştirecek, fosil ve nükleer santrallerini kapatacak. Hmm, sanırım bunun maliyeti de Türkiye gibi geri kalan ülkelere nükleer santral satılarak çıkartılabilir. Ayrıca Fransa’nın nükleer atıklarını nasıl trenlere yükleyip üçüncü dünya ülkelerine gönderdiğini, veya o trenleri protesto etmekte olan bir gencin yaşamının nasıl hiçe sayılıp tren üzerine sürülerek öldürüldüğünü burada uzun uzun anlatmaya gerek var, ama canınızı daha fazla sıkmak istemiyorum.
    Nükleer santraller için geç kalmış olmak güzel bir şey, yeterki yenilenebilir enerjiler için geç kalmayalım…

    – Türkiye’nin enerji darboğazlarını ve dışa bağımlılığını aşması…

    CVP:Türkiye büyük bir yenilenebilir enerji potansiyeline sahip, bugün hakkında en ufak adım bile atılmamıs olan dalga enerjisi ile termik santrallerin 150 katı enerji üretilebilir…

    Ayrıca konuyla ilgili bu linki inceleyip fikirlerinizi tekrar gözden geçirmenizi rica ediyorum:)

    Nükleere inat yaşasın hayat…

  8. Berque,
    once hosgeldin. Sonra yazin icin tesekkur ederim. Dalga enerjisinin bizim icin kullanilabili rolma durumunu 100 yil sonra gorebiliyorum. Yorumlarin icin sunu diyebilirim: dunyada milyarlarca araba var ve bunlar yuzunden(aslinda cogu kullanici hatasi ama olsun) milyonlarca insan oluyor, o zaman bunlari da kaldiralim, herkes bisiklet sursun!
    Ben yine nukleer taraftariyim, tehlikelerini biliyorum ama olsun.Bugune kadar gecikmemiz bile yanlis. Tamam, insan sagligi cok onemli ama ABD boyle demiyor, elimde nukleer silahlar var sesini cikaran var mi diyor vs vs…

  9. Suat Bey bende geçenlerde bir sılaytta görmüştüm.o zamanlar çok çay içilmediği için çay için diye reklamlar yapılıyormuş.bir reklamımızda da başbakanımız çıkıp,bir çay içmiş sizde için zehirli değil demiş ama içtiği çay başka bir ülkenin çayıymış

  10. ne kadar acı birşey

Yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.