• Aşk,  Tasavvuf

    Aşkın Hakikatine Doğru Bir Yolculuk

    Bir çok çeşidi var aşkın: Eşini, çocuğunu, arkadaşını sevmekten tutun doğaya ve tabii ilahi olana duyulan aşk. Son zamanlarda bir çok kelimede yaşandığı gibi aşk kavramında da kafa karışıklığı mevcut, bunda -sağolsun- medyanın etkisi az değil. Bir hoşlanma veya başka duyguların tatminine “aşk tazeledi” derseniz aşkı ayağa düşürürsünüz. Oysa aşk o kadar ulvi bir şeydir ki, varoluşumuzun sebebidir diyebiliriz. Farklı kültürlerde farklı yaklaşımlar söz konusu aşka dair. Doğuya gittikçe kadim geleneklerde aşk yücelirken batıya doğru gittikçe Freudcu yaklaşımla sadece bir takım duyguların tatminine kadar indirgenebiliyor aşk. Biz aşkın hakikatine doğru yolculuk yapacağımız için kendi kültür kodlarımızdan hareket edeceğiz. Aşkın Hakikati Tasavvufi yaklaşıma göre sufiler, yaratılan canlı cansız her şeyin aşktan ileri…

  • Tasavvuf

    Şeb-i Arus Törenleri ve Mevlana

    Şeb-i Arus Törenleri ve Mevlana Şeb-i Arus, Farsça “Düğün Gecesi” anlamına gelmektedir ve 17 Aralık 1273 Pazar günü bu fena aleminden beka alemine göç eden Hz. Mevlana’nın vefat ettiği günün hatırası olarak kullanılan bir tabirdir. Mevlana Hazretleri, ölümü “Sevgiliye kavuşma” olarak düşündüğü için ölüm gecesini bir vuslat gecesi olarak düşünmektedir. Kim sevgilisine kavuşmak istemez ki? Modern insanın en büyük korkularından biridir ölüm korkusu. İnsanı sadece maddeden ibaret addeden modernizm bize hazzı empoze ettiği için ölümle elimizdeki bu hazlardan eser kalmayacak düşüncesi içindeyiz. Oysa insanın madde ile mananın bütünü olduğunu anlayabilsek, Platon’un mağara benzetmesinde anlattığı gerçek dünyadan bihaber gölgeler dünyasından kurtulup gerçeğe ulaşabileceğiz. Son iki yüzyılda madde-mana dengesi şaştığı için bu…

  • Bilim,  Faydalı Bilgiler,  Tasavvuf

    Uyku ve Rüyalar Hakkında Bilmediğimiz Çarpıcı Gerçekler

    Uyku ve Rüyalar Hakkında Bilmediğimiz Çarpıcı Gerçekler Uyku ve esnasında gördüğümüz rüya, insan hayatının en gizemli yönlerinden biri. Tarih boyunca, özellikle rüya tabiri konusunda, üzerinde çok durulmuş, tabirler yapılmaya çalışılmış. Şimdilerde ise bilimin gelişmesiyle rüyaların sırlarına erişilmeye çalışılıyor. Ömrümüzün üçte birini uykuda geçirdiğimizi düşünürsek aslında uykunun ve gördüğümüz rüyaların önemi bir o kadar daha artmaktadır. Önce neden uyuduğumuza bir bakalım, sonra detaylara ineriz. Neden Uyuyoruz? Öncelikle uykunun çok büyük bir nimet olduğunu belirtmemiz lazım. Uyumayan insanların çok ciddi problem ve huzursuzluklar yaşadığı biliniyor. Uyku, beyin için çok gerekli bir eylem. Biz, vücudumuz dinlensin diye uyumayız. Çünkü uzandığımız zaman vücudumuz dinleniyor zaten fakat beyin hala aktif. Uyku sırasında beynimiz, gün içinde…

  • Kitap,  Tasavvuf

    Cemalnur Sargut-Allah’ıma Sefere Çıktım

    Allah’ıma Sefere Çıktım, Cemalnur Sargut‘un son çıkan kitaplarından. Bu yazıda kitapla ilgili önemli bulduğum kısımları ve bazı yorumlarımı paylaşacağım. Önce tanıtım bülteninden arka kapakta yer alan sözlere bakalım: “Bu âleme gelmekten maksat, maddeden mânâya, kuldan Hakk’a doğru alınan yolda idrakli olmak, nereden gelip nereye gittiğini bilmektir. Bu seyahat hem kulun içinde hem de kulun dışında gerçekleşir. Yaşamak, idrak etmek demek olduğuna göre kul, bu yolculukta bir yandan aczini ve yokluğunu anlar, bir yandan da kendindeki Yaradan’ın kıymetini bilir ve “Nefsini bilen Rabbini bilir” lütfuna mazhar olur. Hele bir de ölmeden evvel ölme seviyesine ulaşırsa cenneti burada yakalar, sonsuz huzur ve mutlulukla hakîkî kulluk derecesine yükselir. Allah’ıma Sefere Çıktım, bu seyahatin…

  • Faydalı Bilgiler,  Tasavvuf

    Neden Kurban Kesiyoruz? Kurbana Dair Bilmemiz Gereken 7 Şey

    Neden kurban kesiyoruz? Kurban nedir, iç manasına nasıl ulaşılır? Bu yazıda kurbanla ilgili bazı bilgiler paylaşmak istiyorum. Öncelikle kurbanın bir ibadet olduğunu söylememiz gerekir. Hz. İbrahim’den bize kalan bu ibadetin çok derin anlamları vardır. Hz. İbrahim’den önce de her kavim için kurban ibadeti sözkonusu, Hz Adem’den beri. Hatta Kur’an’da Maide-27‘de; “Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “And olsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.” Peki kurban nedir, niçin kurban kesiyoruz? Sadece yılda bir kere kurban kesip fakirlere et dağıtmak anlamında sosyal bir fayda sağlamak için…

  • Kitap,  Tasavvuf

    Cemalnur Sargut-Kur’an ile Var Olmak

    Bu yazıda Cemalnur Sargut‘un, son çıkan kitaplarından biri olan Kur’an ile Var Olmak isimli kitabından bahsedeceğim. Nefes Yayınevi‘nin Tasavvuf Sohbetleri dizisinden çıkan kitap, bir televizyon programında yapılan sohbetlerin yazıya dökülmüş hali. Sorular, program yapımcısı Ferda Yıldırım tarafından soruluyor ve Cemalnur Sargut cevaplıyor. Bu kitapla beraber Allahım’a Sefere Çıktım kitabını da almıştım. Fakat önceliği buna verdim ve iki gün içinde  bitirdim. Cemalnur Hanım’ı daha önce okumadıysanız şiddetle tavsiye ederim. Hemen hemen çıkan tüm kitaplarını okudum diyebilirim. Bazı kitapları, sohbetlerin yazıya dökülmüş hali olduğu için bazı konularda tekrarlar olabiliyor fakat önemli değil. Eğer daha önce yazarı okumadıysanız bu kitabıyla başlayabilirsiniz. Kur’an ile Var Olmak, ana başlıklarıyla Kur’anı Kerim, Ramazan ve Kutsal Topraklar şeklinde üçe bölünmüş.…

  • Aşk,  Kitap,  Tasavvuf

    Bir Sufinin Romanı:Gezgin

    Gezgin,  Endülüslü büyük mutasavvıf Muhyiddin-i Arabi‘nin kendi ruhunda yaptığı ve bereketli bir ömre yayılan manevi gezisinin hikayesi. Sadık Yalsızuçanlar tarafından kaleme alınan kitabı birkaç kez elime alıp bitirememiştim fakat nihayet yeniden başladım ve bitirdim. Bazı kitaplar vardır, yine okumak istersiniz. Gezgin de benim için onlardan biri. Şeyh-i Ekber olarak anılan Ibn Arabi, 1165 yılında bugünkü İspanya’ya bağlı Endülüs’de doğmuş, hayat boyu süren yolculukları O’nu, Mısır, Mekke, Konya gibi yerlere götürmüş ve nihayetinde 1239 yılında Şam’da Kasiyyun Dağı’nda vefat etmiştir. Yavuz Sultan Selim, Şam’ı fethettiğinde kabrini ortaya çıkartmış ve oraya türbe ve cami inşa ettirmiştir. Vahdet-i Vücud (Varlığın Birliği) öğretisiyle yüzyıllardır tartışmaların odağında olan büyük mutasavvıf ömrü boyunca yaklaşık 500 esere…

  • Tasavvuf

    Hz.Peygamberimiz(s) ve Kediler

    Hz.Peygamberimiz(s)’in kedileri çok sevdiği ve kedi beslediği meşhurdur. İslamiyet’te kediler “temizlik” ile simgelenmiş ve saygın bir yer edinmiştir. Uhud seferinde, ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin ezilmemesi için başına bir nöbetçi dikip orduyu o kedinin etrafından dolaştırmıştır. Seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek adını Müezza (izzet veren,şereflendiren) koymuştur. Ağzının içinde üst damağında lekeleri varmış. Bu sık rastlanmayan damağında leke olan kedilerin Müezza’nın soyundan geldiği kabul edilir. Peygamberimizin vefatından sonra kediye sahip çıkılmış, onun soyundan gelen kediler korunmuştur. Hatta rivayet edilir ki, Yavuz Sultan Selim Mısır’ın fethi sonrası Kutsal Emanetleri İstanbul’a getirirken Müezza’nın soyundan gelen kedileri de getirmiş ve onları saraya ve belli başlı tekkelere bırakmıştır. Hz.Peygamberimiz…

  • Kişisel,  Tasavvuf

    Kadir Gecesi Yapılması Gereken 7 Şey

    Kadir Gecesi Yapılması Gereken 7 Şey Bu yıl Kadir Gecesi, 19 Mayıs 2020 Salı gecesini çarşamba gününe bağlayan geceye denk geliyor. Bu akşam kutlanılacak olan Kadir Gecesi, Ramazan ayının 27. gecesi. Yıllardır bu şekilde kabul görse de aslında Kadir Gecesi’nin Ramazan ayı içinde hangi gün olduğu bilinmiyor. Peygamberimizin(s) “Siz Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız”  sözü üzerine ittifakla 27. gece olduğu söylenir.  Kur’an’da bu gece ile ilgili Kadir Suresi yer almaktadır: ” Hakikat, biz onu (Kur’anı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazl u şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle, herbir iş için iner de…

  • Kişisel,  Tasavvuf

    Ramazan Üzerine Düşünceler

    Yine bir Ramazan ayındayız, ruhlarımıza şifa olur inşallah. Dünyanın ve insanlığın gidişatının pek iç açıcı olmadığı bu zaman diliminde kendimizi hesaba çekmemize ne kadar ihtiyacımız var. İnsanlar orucun sadece yemekten içmekten uzak kalmak olduğu zannına kapılıyor maalesef. Oysa dilimiz de oruç tutmalı, kulağımız, gözümüz de. En güzeli de kalbin orucudur. O’ndan başka herşeyden uzaklaşmak…, bütün mesele budur. Normal zamanlarda dünya ve içindekilerin debdebesi bizi bu düşüncelerden uzak tutmaktadır. Hiç olmazsa Ramazan ayında kalbimize yönelip herşeyden ve herkesten uzaklaşarak iç dünyamıza doğru sırlı bir yolculuğa çıksak güzel olmaz mı? Günlük yaşamımızda-çok farketmesek de- sivri yanlarımız, egolarımız, hırslarımız kendisini göstermekte. Ramazan ayı bu sivri yanlarımızı yontmamız için biçilmiş kaftan adeta. Zira ego‘yu…