EN SON YAZILAR
Anasayfa / Bilim Teknoloji / Future / Belki Bir Gün Beyinlerimiz de İnternete Bağlı Olacak?

Belki Bir Gün Beyinlerimiz de İnternete Bağlı Olacak?

Belki Bir Gün Beyinlerimiz de İnternete Bağlı Olacak?

Akıllı diye tabir ettiğimiz tüm cihazların internete ve dolayısıyle birbirine bağlı olması fikrine alıştık artık. Nesnelerin İnterneti (Internet of Things) denilen kavram, gelecek yılların ön plana çıkacak konusu. Evde kullandığımız tüm cihazlardan arabamıza, alışveriş yaptığımız mağazalardan şehir içindeki tüm alanlara kadar her şey birbirine bağlı olacak. Peki makine olmayan vücutlarımız da bir şekilde internete bağlı olabilir mi?

Beynimiz internete bağlı olacak mı?

Beynimiz internete bağlı olacak mı?

Bunun ilk adımı olarak araştırmacılar iki beyin arasında ilk e-posta gönderimi için çalışmalarını sürdürüyor. Aklımızdan geçen bir düşünceyi yan odadaki veya dünyanın herhangi bir yerindeki arkadaşımıza iletmek belki de ileride mümkün olacak.

Barcelona merkezli Starlab şirketi böyle bir çalışma yürütüyor. Hindistan’da bulunan bir adamın kafa derisine beyin dalgalarını kaydedip bilgisayara aktaracak bir düzenek takılıyor. Ayaklarını hareket ettirdiğini hayal etmesi, bilgisayara 0 (sıfır) komutunu iletiyor ve ellerini hareket ettirdiğini hayal etmesi ise 1 (bir). Daha sonra bu sıfır ve birler dizisi internet üzerinden Fransa’nın Strasbourg kentindeki TMS Robot adı verilen bir cihazın bağlı olduğu bir adama gönderiliyor. Beyine güçlü fakat kısa elektrik darbelerini iletmek için tasarlanmış olan bu TMS Robot, gönderilen dataları (el veya ayak hareketi düşüncesini) algılamayı başarıyor. Basit gibi görünse de başlangıç olarak hiç de fena sayılmaz bence. Detaya bu adreste bakabilirsiniz.

Konuyla ilgili tek çalışma bu değil tabii. Harvard ve Washington Üniversitesi’nde benzer çalışmalar yürütülüyor. Washington Üniversitesi’nde uzaktan beyin iletişimiyle basit bir bilgisayar oyunu oynanmasını anlatan bu videoyu izleyebilirsiniz:

Bu çalışmalara ilaveten beynimizin yaydığı çok düşük frekanslı dalgaları çözebilme üzerine de araştırmalar yapılıyor. (Beynimiz alfa, beta, gama gibi frekanslar yayıyor. Bilinçaltımızı temizleme ve 25.kare konularında ayrı bir yazı yazmayı düşündüğüm için burada ayrıntıya girmiyorum). Bu frekansları çözebilirsek belki de karşımızdaki insanın aklından neler geçiyor, çözebileceğiz. Benzer mantık baz istasyonları çalışma sisteminde de var. Baz istasyonları belli frekanslarda yayın yapıyor, elimizdeki telefonlar o frekans bandında karşılıklı haberleşiyor. Bir arama geldiğinde telefonun zili çalıyor ve konuşuyoruz, normal haldeyken telefon, baz istasyonunda gelen frekansları dinliyor, tarıyor ve çözüyor diyelim….

Aslında zihinden bir başkasına düşünce gönderme veya zihin okuma diyebileceğimiz bu konu telepati adı altında çok uzun zamandır inceleniyor. Özellikle 2. Dünya Savaşı esnasında düşman devletlerin birbirlerinin gizli askeri planlarını ele geçirmek üzere psişik yetenekleri çok kuvvetli telepatları kullandığı biliniyor. Bir de eskilerin “hissi kablel vuku” dedikleri altıncı his konusu var ki, o da yeni bir şey değil.

Teknoloji geliştikçe binlerce yıldır insanların yapmak istediği bu tür konular artık normal sayılacak belki de gelecekte. Ama bu insanlara fayda getirecek mi, orası ayrı bir konu. Mevlana’nın Mesnevi’sinde hayvanların dilinden anlamak için Hz. Musa’ya yalvaran ve sonunda isteği kabul edilen ama başına gelmedik iş kalmayan bir kişinin hikayesi vardır, okumanızı tavsiye ederim. Belki de gelecekte böyle üstün sayılabilecek yeteneklerle donanmış insanlar, bizim bugünkü halimizden daha da mutsuz olacaktır. Teknoloji kullanımı arttıkça mutsuzluğumuz artıyor mu, bu da ayrı bir yazı konusu olsun.



2 yorum

  1. teşekkürler çok faydalı bir paylaşım olmuş

Yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.