EN SON YAZILAR
Anasayfa / Düşüncelerim / Kişisel / Ak Saray’ın Maliyeti ve White House’un Bilinmeyen Yönleri

Ak Saray’ın Maliyeti ve White House’un Bilinmeyen Yönleri

Malum olduğu üzere yeni Cumhurbaşkanlığı binası, Ak Saray ismiyle müsemma ve yapımı tamamlandı diyebiliriz. 91 yıldır Cumhurbaşkanlarına ev sahipliği yapan Çankaya artık geride kaldı ve yeni bina, Atatürk Orman Çiftliği/Beştepe lokasyonuna yapıldı.

ak saray

Bu sitede hiçbir zaman siyasi konulara girmediğim için bu yazıda da girmeyeceğim. Peki bu yazıyı neden yazıyorum o zaman?

Bugün gazetelerde gördüğüm bir haber ve internette rastladığım başka bir yazı, beni bu yazıyı yazmaya itti. Önce ilk haber:

Ak Saray’ın Maliyeti

Gazetede gördüğüm haber şöyleydi:

“Bütçe görüşmelerinde muhalefet milletvekillerinin sorularını cevaplayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ak Saray’ın maliyetinin 1 milyar 370 milyon lira olduğunu açıkladı. Şimşek, saray için Başbakanlık bütçesinden 964 milyon harcandığını, 2015’te 300 milyon lira ödenek ayrıldığını bildirdi.”

Bu haberi görünce içim acımadı değil. 1 Milyar 370 milyon lira demek, eski parayla 1.3 katrilyon lira demektir. Açıkçası gelişmekte olan, komşuları sıkıntılı ve bu yüzden gelen sığınmacılara tonlarca para harcayan, cari açığı nedeniyle hop oturup hop kalkan, Amerikan Merkez Bankası FED’in son açıklamasıyla beraber sıcak para musluklarının kesileceğiyle tedirgin günler yaşayan, asgari ücretlinin maaşının 1000 TL bile olmadığı bir ülkede, bir devlet binasına neden bu kadar para harcanır bilemedim ve dahi üzüldüm.

Daha fazla yoruma geçmeden yazının ikinci bölümüne göz atalım:

Beyaz Saray’da Oturmanın Faturası

Dünyanın süper gücü olan Amerika’nın Devlet Başkanları’na ev sahipliği yapan, asıl adı White House olup bizim Beyaz Ev yerine Beyaz Saray olarak adlandırdığımız binanın bilinmeyen ve bir o kadar da ilginç yönlerini anlatan bir yazıya rastladım. Bu yazıda Amerikan Başkanları’nın neredeyse, başkan olduklarına ve bu binada konakladıklarına pişman olduklarını içeren bilgiler vardı. Koskoca süper gücün devlet başkanı, nasıl olur da Beyaz Saray’da oturmaktan şikayet edebilirdi? Yazının tamamını okuyunca siz de hak vereceksiniz ama burada kısaca bahsedeyim: Yıllık gelirleri ortalama 500 bin USD olan başkanlar Beyaz Saray’da oturmak için sadece kira vermiyor fakat bunun dışında yemeğinden giydikleri kıyafetlere, çocuğunun masraflarından bir ailenin harcamaları konusunda aklınıza gelebilecek her şey için para ödüyorlardı aldıkları hizmete karşılık. Ve bu hizmet de 5 yıllık otel konforunda olduğu için ek geliri olmayan bir başkan, neredeyse yıllık maaşının tamamını bu giderlere harcıyor. Elinde de fazla bir şey kalmıyor!!!

white-house

Yazının tamamını okuyunca Beyaz Saray’da oturmanın hiç bir artı yönünün olmadığını, aksine başka bir binada otursalar kendileri için çok daha iyi olduklarını başkanların eşlerinden duyacaksınız. Şu detaylara bir bakın:

“ABD Başkanları Beyaz Saray’a kira ödemez ama onun dışındaki herşey maaşlarından kesilir. Beyaz Saray, devletin ABD Başkanı için tahsis ettiği misafirhanedir ve orada 4 ya da 8 yılını geçirmek zorunda olan her aile, kendilerinin ve kişisel misafirlerinin bütün masraflarını kendisi karşılamak durumundadır. Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını Amerikan vergi mükellefleri öder. Geri kalan kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti Başkan ve ailesine aittir. Başkan takım elbiselerinin kuru temizleme ücretini kendisi ödemek zorundadır. Kaybolan düğmesinin yerine alınacak yenisinin de, ayakkabılarının boya ve cilasının da… Konutun başkan ve ailesinin kaldıkları kısmındaki temizlikçi, garson ve hizmetçilerin çalıştıkları süredeki saat ücretini de başkan öder. Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.

ABD’ye devlet başkanı seçildi diye kimse, devletin parasını keyfince harcayamaz. Sadece bu ev içinde de değil her yerde… ABD Başkanı, şehir dışı tatil masraflarını, haftasonlarını geçirmek istediğinde Camp David’teki dinlenme evinin haftasonu masraflarını kendi cebinden karşılamak zorunda. Yine örneğin başkan, ABD Başkanlık uçağına, devlet delegasyonundan olmayan tek bir kişi bile bindirecekse, (kardeşi bile olsa), bir ticari yolcu uçağının ‘first class’ uçak bileti miktarınca devlete para ödemek zorundadır.”

Sanırım bu bir sistem meselesi. Bizim gibi doğulu ülkelerde böyle bir sistem kararı almadıktan sonra bu tür karşılaştırmaları yapmaya ve hayıflanmaya devam edeceğiz. Aklıma Danimarka Çevre Bakanı’nın Meclis’e bisikletle gittiği haberi geldi de daha da hayıflandım şimdi. Ne diyelim, inşallah bizde de Amerika’daki gibi kurallar olur da onlara imrenerek bakmayız.

Yazının orijinalini okumanızı tavsiye ederim.

Buraya tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz.

4 yorum

  1. Suat bunun gibi bir sürü örnekler çoğaltılabilir. Bu durumu göremeyenler için ne yapmamız lazım önemli nokta bu bence… Saygılar

  2. Baştakinin değişmesi ile başlayabilir bence

Yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.